Eğitim İş Samsun Şubesi
 
        DEVRİM YASALARI, DEMOKRASİMİZİN VE CUMHURİYETİN TEMELİDİR.

DEVRİM YASALARI, DEMOKRASİMİZİN VE CUMHURİYETİN TEMELİDİR.

03 Mart 2020 21:16 | 301 kez okundu

        DEVRİM YASALARI, DEMOKRASİMİZİN VE CUMHURİYETİN TEMELİDİR.    

Bugün 3 Mart 1924 tarihinde TBMM’de kabul edilen ve cumhuriyetimizin temelini oluşturan üç devrim yasasının 96. yıl dönümünü kutluyoruz.

         3 Mart 1924 tarihinde TBMM'de Şer’iye ve Evkaf (Din ve Vakıflar) ve Erkan-ı Harbiye (Genel Kurmay)  bakanlıklarının kaldırılması, Tevhid-i Tedrisat (Öğretim Birliği) kanunun kabulü ve halifeliğin Kaldırılması ile birlikte, Cumhuriyetin temel nitelikleri, ortaya çıkmaya başlamıştır. Osmanlı’nın çağın gerisinde kalan eğitim kurumları ve sistemi yerine akla ve bilime dayalı, eğitim sistemin temelleri atılmıştır.

Bu yasal değişikliklerle birlikte ülkemiz, gerek sosyo-ekonomik yapısıyla, gerekse siyasal-demokratik gelişim süreciyle, laik bilimsel eğitim modeliyle, topyekün bir kalkınma mücadelesini başlatmıştır. Dünyanın birçok devletinden önce laik devlet anlayışını hayata geçirerek çağdaş Türkiye’nin temelleri atılmıştır. Kısa süre içinde islamcoğrafyasında, Ortadoğu da, üçüncü dünya ülkeleri arasında ve bölgesinde örnek alınan ülke haline gelmiştir.

      29 Ekim 1923’de Mustafa Kemal Atatürk ve mücadele arkadaşları, TBMM’nin kararıyla modern Türkiye Cumhuriyetini kurarak, tarihe isimlerini altın harflerle yazdırmışlardır. Emperyalizme karşı kazandıkları Ulusal Kurtuluş Savaşı ile de bütün mazlum milletlere örnek olmuşlardır.

      Ne yazık ki son yıllarda Öğretim Birliği Yasası da fiili olarak yok edilmiştir. 4+4+4 eğitim sistemiyle birlikte, eğitim müfredatlarının içi boşaltılmış, seçmeli dersler sistemiyle, alanlara yönelik eğitim yapılamaz hale getirilmiştir.

     Okullarımız hiçbir alanda bilimsel eğitim yapılamaz hale getirilmiştir, Zorunlu ve seçmeli olarak dört yıl boyunca liselerde haftada yedi saat din dersleri yapılabilirken diğer alanların hiçbirinde dört yıl her dönem seçme hakkı yoktur. Bu nedenle dünyada eğitimde geriye doğru gidiyoruz.

         Çözüm; eğitim öğretim birliğindedir. Çözüm, laik bilimsel eğitimdedir.

 

     Cumhuriyetin laik bilimsel eğitimi içinde; dini eğitim, felsefe eğitimi, sanat eğitimi, fen eğitimi, spor eğitimi, dil eğitimi ve matematik eğitimi en iyi şekilde vardı. Köy Enstitüleri gibi başarılı bir eğitim modelimiz de vardı. Ancak, bu günkü eğitim sistemi üretimden kopuk ezberci ve sınava endeksli yapısıyla öğrencileri yetenekleri doğrultusunda hayata hazırlamaktan uzaklaşmıştır. Üniversitelerimizin birçoğu amaca uygun eğitim yapamaz hale gelmiş, gençler eğitim sistemi içinde uzun yıllar tutularak, en verimli çağlarında çaresiz ve seçeneksiz bırakılmaktadır. Diğer taraftan bu gençlerimiz mülakat sistemiyle keyfi olarak elenirken, toplumda bir ahlaki çöküş ve gelecek endişesi bunalımı da yaşamaktadır. 

   Sonuçta; 96 yıl önce Türkiye'yi çağdaş bir ülkeye dönüştüren Devrim Yasaları, son 20 yılda "karşı devrim" hamleleriyle tırpanlanmakta ve ülkemiz bu anlamda yüz yıl öncesinin karanlığına götürülmek istenmektedir. Ancak kalbinde Mustafa Kemal Atatürk'ün sevgisini taşımaktan asla vazgeçmeyen Türk Milleti, devrim yasalarının ruhunu yaşatacak ve eninde sonunda tekrar resmileştirecektir. Güzel günlere giden yol ise Atatürk'ün rotasından başka bir yol değildir. Bu mücadele zorludur, sarp uçurumlarla doludur ama biliyoruz ki "Muhtaç olduğumuz kudret, damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur!"

   Eğitim-İş olarak, Atatürk ilke ve devrimlerine, Cumhuriyetimizin kazanımlarına, ülke bütünlüğüne, laik, bilimsel, demokratik, eşitlikçi ve parasız eğitime sahip çıkmaya devam edeceğiz; bu kararlılıktan asla vazgeçmeyeceğiz. (02.03.2020)

(0) Yorum

Güvenlik * Ad Soyad

Son Yorumlananlar